Yüzünde gülüşünün izi bile kalmadı: ‘Altın kafeste’ boynu bükük bir prenses

ZİHİNLERDEKİ SORULAR YİNE YANIT BULAMADI
Aradan yine aylar geçti. Önce Paskalya kutlaması fotoğrafını sosyal medya hesabından paylaştı. O fotoğraf da zihinlerdeki soru işaretlerinin ortadan kalkmasına yetmedi. Sonunda aylar sonra ilk kez ailesiyle birlikte bir etkinliğe katıldı. Ama bu kez de zoraki gülümsemesi, gözlerindeki uzak bakışlar, üzerine birkaç beden bol gelen kıyafetin altına saklamaya çalıştığı aşırı kilo kaybı yine onun sağlığı hakkındaki endişeleri tam olarak gidermedi…

Yüzünde gülüşünün izi bile kalmadı: Altın kafeste boynu bükük bir prenses

“MUTSUZ PRENSES”  AYLAR SONRA İNSAN İÇİNE ÇIKTI
Monaco sarayının “mutsuz prensesi” Charlene’den söz ediyoruz… Güney Afrika’da geçirdiği 10 ayın ardından Monako’ya dönen ama sağlık sorunları öne sürülerek yine ortadan kaybolan 44 yaşındaki Prenses Charlene çok uzun bir zaman sonra ilk kez ailesiyle birlikte halkın karşısına çıktı. Charlene, kocası Monako Prensi 2. Albert, 7 yaşındaki ikiz çocukları Gabriella ve Jacques ile birlikte Monaco E- Prix yarışlarında ilk kez kamuoyu karşısındaydı.

Yüzünde gülüşünün izi bile kalmadı: Altın kafeste boynu bükük bir prenses

HENÜZ SAĞLIĞINA TAM OLARAK KAVUŞAMAMIŞ
Yaşadığı sağlık sorunları hakkında, kanserden, kötü giden estetik operasyonlara oradan ruhsal sorunlara kadar uzanan çok geniş bir yelpazede uzanan iddialar ortaya atılan Prenses’in geçen zamana rağmen hala eski sağlıklı günlerine dönmemiş olduğu dikkat çekti. Güney Afrika’da bulunduğu sırada kulak- burun- boğaz enfeksiyonuna yakalandığı ve birkaç operasyon geçirdiği açıklanmıştı Charlene’in. Ama Monako’dan uzak kaldığı süre uzadıkça bu açıklamalar da kimseyi tatmin etmemeye başladı.

Yüzünde gülüşünün izi bile kalmadı: Altın kafeste boynu bükük bir prenses

BEDEN DİLİ UZMANI YORUMLADI
Prenses Charlene’in önceki gün katıldığı etkinlikte sergilediği görüntü de hakkındaki söylentileri yeniden alevlendirdi. Fakat bu kez öne çıkan sağlık sorunları değil, Güney Afrika’da bulunduğu sırada ilk olarak ortaya atılan, eşi Prens Albert ile boşanma iddialarıydı. Eski bir olimpik yüzücü olan Charlene’in kameralar karşısında sergilediği görüntü de bu söylentilerin alevlenmesine yol açtı. Her ne kadar evlilik yüzüğünü hala çıkarmamış olsa da arada kocasıyla gülüşüp konuşsa da onun sergilediği bu görüntü yine merak uyandırdı. Bazı beden  dili uzmanları da Charlene’in 64 yaşındaki eşi Albert’e karşı sergilediği tavırlardan yola çıkarak değerlendirmede bulundu. Bunlardan biri de İngiliz uzman Judi James.

James’in yorumuna göre her ne kadar halkın karşısında uyumlu bir görüntü sergilemeye çalışsalar da Charlene ile Albert’in birbirlerinden uzak durması ve bu uzaklığı koruması çiftin ilişkisi hakkında çok şey anlatıyor. James’e göre Prenses Charlene’in dalgın bakışları, onun, kendisini ailesinden izole ettiğini gösteriyor. Judi James’in değerlendirmesine göre Charlene’in üzgün bakışları ve hatta üzgün gülüşü bile dikkat çekiyor.

Yüzünde gülüşünün izi bile kalmadı: Altın kafeste boynu bükük bir prenses

‘SEVGİ DOLU EŞ ROLÜNE’ DEVAM
Bir fotoğrafta Charlene’in, kızının göğsünde kavuşturduğu ellerine de dikkat çekti Judi James. Ona göre bu hareket, Charlene’in kızını korumak istediğini gösteriyor. Aynı zamanda sol elinin yüzük parmağındaki nişan ve evlilik yüzüklerini de gözler önüne seriyor. Bu şekilde de ‘sevgi dolu bir eş rolünü de’ vurguluyor. Fakat Judi James, çizilmeye çalışılan bu görüntüye rağmen Charlene ile Albert’in aralarında herhangi bir uyumu ve yakınlığı gösteren bir belirti olmadığını da savundu.

Beden dili uzmanı James’in yorumuna göre Charlene, sadece kızıyla sözlü ya da sözlü olmayan iletişim kuruyor. Onun dışında kalan kişilerle de halkla da herhangi bir sözlü iletişim ya da göz teması kurma girişimine dair bir belirti yok.

Yüzünde gülüşünün izi bile kalmadı: Altın kafeste boynu bükük bir prenses

GÜLÜMSEMESİ GÖZLERİNE YANSIMIYOR
Judi James, Prenses Charlene’in yüzündeki gülüşü de değerlendirdi. Sonra da şunları vurguladı: “Gerçek bir gülüş gözlerde başlar ve sonra yüze yayılır. Fakat, Charlene’in gülüşü gözlerine ulaşmıyor. Ağız ifadesi de asimetrik. Dudaklarının sağ köşesi çok hafif yukarı çekilmiş ama sol köşesi aşağıya doğru kıvrılmış. James’e göre Charlene gülümsemeye çalışıyor ya da o anda gülümsemesi gerektiğini düşünüyor.

Yüzünde gülüşünün izi bile kalmadı: Altın kafeste boynu bükük bir prenses

AİLESİNDEN İZOLE OLMUŞ
Beden dili uzmanı James’in vurguladığı bir başka ayrıntı daha var. O da birbirini gerçekten seven ve uyumlu bir birliktelikleri olan çiftlerin sergilediği “aynalama” hareketinin yokluğu. Buna göre Prens Albert, neşeli görünmeye çalışıyor, gülüyor, el sallıyor. Fakat Charlene bu hareketlerin hiçbirini tekrarlamıyor. Hem ailesinden hem de kocasından uzak duruyor.

Yüzünde gülüşünün izi bile kalmadı: Altın kafeste boynu bükük bir prenses

‘GÜÇLÜ KADIN’ MESAJI VERMEYE ÇALIŞIYOR
James, Prenses Charlene’in kıyafet seçiminin de bir mesaj içerdiğini ileri sürdü. Buna göre Charlene, o gri takımın içinde güçlü ve kendinden emin görünmeye çalışıyor. Üstelik bu seçim onun bu etkinliği daha çok bir “iş olarak” gördüğünün de bir göstergesi.

Yüzünde gülüşünün izi bile kalmadı: Altın kafeste boynu bükük bir prenses

‘ONU GERÇEKTEN SEVEN BİRİNİN SARILMASI GEREKİYOR’
Bu arada Prenses Charlene’in fiziksel değişimi sosyal medyada da tartışma konusu oldu. Birçok kişi “Prens Albert, bu zavallı kadına ne yapıyor?” diye sorarak Charlene’i daha özgür bırakması ve resmi görevlerden uzak tutması gerektiğini savundu. Çiftin artık boşanması gerektiğini savunanlar olduğu gibi “Eğer çocuklarını istiyorsa Charlene eşinden boşanamaz” görüşünü savunanlar da çıktı. Bir kullanıcı da “Onu gerçekten seven birinin Charlene sarılması gerekiyor” yorumunu yaptı.

Yüzünde gülüşünün izi bile kalmadı: Altın kafeste boynu bükük bir prenses

ESTETİK YÜZÜNDEN MİMİKLERİ KAYBOLDU İDDİASI
Bu arada bazı kullanıcılar da Charlene’in yüzündeki ifadesizliğin estetik operasyonlardan kaynaklandığını ileri sürdü. Bu kişiler yüzündeki müdahaleler yüzünden istese bile mimiklerini kullanamayacağını savundu.

ALMAN DERGİSİNDEN BOŞANMA İDDİASI: Monako Prensi Albert ile Prenses Charlene’in boşanacağı iddiaları geçen yılın ekim ayında basının manşetlerinden inmiyordu. 2020 yılının son aylarında Güney Afrika’ya giden ve uzun süre orada kalan Prenses’in, Monako’dan kaçtığı ileri sürülmüştü. Başlarda, Monako’nun Zimbabwe doğumlu 43 yaşındaki gelini Charlene Wittstock’un gergedanların neslinin tükenmemesi için yürütülen çalışmalar nedeniyle Güney Afrika’da bulunduğu açıklanmıştı. Fakat ülkesine dönmesi geciktikçe kocası Prens Albert ile aralarının kötü olduğu hatta boşanacakları söylentileri ortada dolaşmaya başladı. Hatta Alman Bunte dergisi bu konuyu ilk kez açık açık dile getirdi.

Yüzünde gülüşünün izi bile kalmadı: Altın kafeste boynu bükük bir prenses

SAĞLIĞININ BOZULDUĞU AÇIKLANDI
Tam da bu söylentiler iyice yayılmıştı ki Monako sarayından Prenses Charlene’in bir enfeksiyona yakalandığı ve doktorların seyahate izin vermemesi nedeniyle evine dönmediği açıklandı. Sonra da iki kez operasyon geçirdiği bu yüzden Güney Afrika’da kalış süresinin uzadığı resmi açıklamalara konu oldu. Onun ardından Charlene’in sağlık sorunları boşanma iddialarının önüne geçti.

Bütün bu sağlık sorunlarının bir bahane olduğu, çiftin ayrılacağı da ortaya atılanlar arasındaydı. Bunlara göre Albert ile Charlene yollarını ayırmak üzereydi. Charlene’in Güney Afrika’dan dönüşü de bu konudaki son görüşmeleri tamamlamak içindi. Eski bir milli yüzücü olan Zimbabwe doğumlu Prenses Charlene’in ya da evlenmeden önceki adıyla Charlene Wittstock’un erkek kardeşinin eşi de bu iddiaları destekleyen bir açıklama yaptı Fransız basınına. Buna göre Charlene, Monako’ya dönmüştü ama eskisi gibi sarayda yaşamayacaktı. Bunun yerine yine Grimaldi ailesine ait olan yüks bir dairede oturacak ve istediği zaman çocuklarını görecekti. Fakat aile içinden yapılan bu açıklamaya da Monako resmi makamlarından bir açıklama ya da yanıt gelmedi. 

Yüzünde gülüşünün izi bile kalmadı: Altın kafeste boynu bükük bir prenses

10 AY SONRA DÖNDÜ AMA YİNE ORTADAN KAYBOLDU
Güney Afrika’dan Monako’ya döndükten sonra da Charlene’in sağlık nedenleriyle ismi açıklanmayan bir Avrupa ülkesinde tedaviye gittiği kocası Prens Albert tarafından açıklanmıştı. Her ne kadar Albert, eşinin hangi ülkede olduğunu açıklamasa da Avrupa basınında Prenses’in İsviçre’de olduğu haberleri yer aldı. Bunlara da aileden bir yalanlama gelmedi.

Prenses Charlene’in sağlığı neredeyse bir yılı aşkın süredir büyük merak konusu. Güney Afrika’da bulunduğu sırada kulak- burun- boğaz enfeksiyonu geçirdiği açıklanan Prenses’in ülkesine dönüp sonra da başka bir ülkede tedaviye gitmesinin ardından söylentiler de arttı. Prenses’in sağlık sorunu hakkında birçok iddia ortaya atıldı. Bunlardan birine göre Charlene’in geçirdiği estetik operasyon ters gitmiş ve bazı enfeksiyonlara neden olmuştu. Bir iddiaya göre de Charlene, bazı uyarıcı ve uyuşturucu maddelere alışmıştı ve bu yüzden tedavi görmesi gerekiyordu. Diş tedavisinden ruhsal sorunlara kadar çok çeşitli iddia basında yer aldı. Fakat Monako Sarayı’ndan bunların hiçbirine bir yanıt gelmedi. Sadece Prens Albert, eşinin fiziksel ve ruhsal olarak bir bitkinlik içinde olduğunu belirtip tedavi görmesi gerektiğini açıkladı.

Yüzünde gülüşünün izi bile kalmadı: Altın kafeste boynu bükük bir prenses

YÜZÜNÜ GÖSTERMEK İSTEMEDİĞİNİ İLERİ SÜRDÜ
İspanyol kraliyet uzmanı, gazeteci ve yazar Pilar Eyre’nin iddiasına göre Prenses Charlene’in uzun süren yokluğunun ardında yatan neden “ters giden” estetik operasyonlar. Eyre’nin ileri sürdüğüne göre Prenses Charlene işte bu yüzden halkın karşısına çıkmıyor, kaçıp saklanmak istiyor. Duyanı ilk anda şaşırtan bu iddiayı da şöyle savundu Pilar Eyre. Prenses Charlene, 10 ay Güney Afrika’da kaldıktan sonra ülkesine döndüğünde fotoğrafçıların ve kameraların karşısına çıktı. Yanında eşi Prens Albert ile yedi yaşına giren ikizleri Gabriella ve Jacques vardı. Bu sırada ailenin maske takan tek üyesi de Prenses Charlene idi. Pilar Eyre bu durumu Charlene’in geçirdiği ve sonucu istediği gibi olmayan estetik operasyonlardan sonra ortaya çıkan görüntüyü gizleme isteği olarak yorumladı. Eyre bu iddiasını çok okunan Lecturas dergisinin internet bloğu için kaleme aldığı yazıda dile getirdi.Yüzünde gülüşünün izi bile kalmadı: Altın kafeste boynu bükük bir prenses

‘HASTALIĞININ VE OPERASYONLARIN NEDENİ DE BU
‘Eyre’nin bu konudaki iddiası bununla sınırlı değil. Ona göre Charlene’in sinüs operasyonu geçirmesine neden olan sağlık sorununun temelinde de bu yatıyor. Yani ona göre Prenses Charlene’in aslında sanıldığı gibi ciddi sağlık sorunları yok. Onun tek sorunu ters giden estetik operasyonlar. Eyre, iddiasını bütün bunların başlangıcının Prenses Charlene’in Dubai’de geçirdiği yüz kaldırma operasyonu olduğunu söyleyerek de ayrıntılandırdı.

Yüzünde gülüşünün izi bile kalmadı: Altın kafeste boynu bükük bir prenses

KATI YİYECEK TÜKETEMEZ HALE GELDİ
Ortaya atılan iddialara göre Prenses Charlene, sebebi ne olursa olsun gizemli hastalığı yüzünden katı yiyecek tüketemez hale geldi. Sadece sıvı tükettiği için de ciddi miktarda kilo kaybetti. Zaten bu “yemeden içmeden kesilme” durumunu Prens Albert de açıklamasında belirtmişti. Prenses Charlene’in hastalığının ne olduğu kesin olarak açıklanmıyor. Güney Afrika’da bulunduğu süre içinde bir sinüs enfeksiyonuna yakalandığı, sonra birkaç tane operasyon geçirdiği bu yüzden de evine dönemediği haberleri basına yansımıştı. Monako’ya döndükten birkaç gün sonra fiziksel ve ruhsal olarak zayıf olduğu bu yüzden de açıklanmayan bir ülkede tedavi altına alındığı haberleri geldi.

Yüzünde gülüşünün izi bile kalmadı: Altın kafeste boynu bükük bir prenses

DENEYİMLİ KRALİYET GAZETECİSİNDEN İLGİNÇ İDDİA
Bu arada 30 yıldan fazla bir zamandır Monako Kraliyet ailesini takip eden gazeteci Joel Sratte McClure da Prenses Charlene’in durumuyla ilgili çarpıcı yorumlar yaptı. McClure, Charlene’in de hiç tanışmadığı kayınvalidesi, eski oyuncu Grace Kelly’nin kaderini paylaştığını ileri sürdü. Onun iddiasına göre Monako Prensi Rainier ile evlendikten sonra Prenses Grace ruhsal açıdan çok zor zamanlar geçirdi, derin bir depresyona girdi. Joel Stratte McClure, Grace Kelly’nin evliliğinin ilk yıllarında çok mutsuz olduğunu belirtti. Fakat onun altını çizdiği bir başka nokta Grace ile gelini Charlene’in durumunun aynı olmadığı.

Yüzünde gülüşünün izi bile kalmadı: Altın kafeste boynu bükük bir prenses

BAĞIMLILIK SORUNU OLDUĞU İLERİ SÜRÜLDÜ
Bu arada hem saray çalışanları hem de Fransız Voici dergisinin Prenses Charlene ile ilgili farklı iddiaları da var. Voici’nin, saray çalışanlarına dayanarak öne sürdüğü bu iddialara göre Charlene, yatıştırıcılar ve uyku haplarını kokteyl olarak kullanıyordu. Güney Afrika’da bulunduğu süre içinde de bu alışkanlıktan kurtulmak için çabaladı. Yine saray kaynaklarının ileri sürdüğüne göre Charlene dokuz yıl önce eski bir sakatlığın nüksetmesi nedeniyle ağrı kesici kullanmaya başlamış ve bağımlı hale gelmişti. Bu bağımlılığın altında yatan neden de Grimaldi ailesiyle birlikte geçirdiği süre içinde yaşadığı derin mutsuzluktu. Voici dergisinin bütün bu bağımlılık iddialarının altında yatan nedene ilişkin yorumu da çarpıcı: Charlene, Grimaldi ailesinin bazı üyelerinin kendisine evlendiği 2011 yılından bu yana uyguladığı zorbalığa daha fazla dayanamadı!

Yüzünde gülüşünün izi bile kalmadı: Altın kafeste boynu bükük bir prenses

‘GRIMALDI AİLESİNE UYGUN DEĞİL’
Prenses Charlene de Monako Prensi Albert ile evlenmeden önce başarılı bir yüzücüydü ve Güney Afrika’da bambaşka bir hayatı vardı. Özellikle de Prens Albert’in eşi olarak yani ülkenin en çok dikkat çeken kişisi olarak attığı her adımın böylesine incelendiği bir yaşam onun için hiç de kolay olmadı. Joel Stratte McClure, Prenses Charlene’in aslında Prens Albert’e de Grimaldi ailesine de uygun bir gelin olmadığını ileri sürdü. Charlene ile Albert’in kardeşleri Prenses Caroline ve Prenses Stephanie arasında bir uyum olmadığını da söyledi. Deneyimli gazeteci, Prenses Charlene’in sanki kimsenin kendisi hakkında ne düşündüğünü umursamıyormuş gibi mesafeli bir havası olduğunu ve bazen de çok mutsuz göründüğünü belirtti. McClure “Charlene tipik bir Monakolu eş değil” diye konuştu. Az da olsa bazı çevrelerde dile getirildiği gibi bir zengin erkek avcısı olmadığını da vurguladı.