Ormanda kaybolan Şehmus Ele yaşadıklarını anlattı: 3. günden sonra şüphelenmeye başladım

İstanbul’da oturan Şehmus Ele, Kurban Bayramı’nın son günü olan 12 Temmuz’da, ailesiyle İstanbul’un Çatalca ile Tekirdağ’ın Saray ilçesi sınırlarındaki halk arasında ‘Kastro’ olarak bilinen Çamlıkköy Tabiat Parkı’na pikniğe geldi. Ele’den, piknikte ailesinin yanından ayrıldıktan sonra haber alınamadı. Ailesi, Ele’yi bulamayınca kayıp başvurusunda bulundu.

Jandarma ekiplerinin ilk gün yaptığı aramadan sonuç alınamayınca İstanbul ve Tekirdağ’dan gelen Jandarma Komando Arama-Kurtarma Tabur Komutanlığı (JAK), Polis Arama-Kurtarma (PAK), AFAD, AKUT ile Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri ve gönüllülerden oluşan 400 kişilik arama-kurtarma ekibi devreye girdi. Havadan dron, karadan iz takip köpeklerinin kullanıldığı arama çalışmaları başlatıldı.

Şehmus Ele, dün saat 13.00 sırılarında Çamlıköy Tabiat Parkı’na 2 kilometre mesafedeki ormanlık alanda jandarma ekipleri tarafından sağ olarak bulundu. Ele’nin ilk ifadesinde kaybolduğunu ve kendisine ulaşılması için cep telefonu ile diğer eşyalarını iz bırakmak için bıraktığını söylediği öğrenildi.

CNN Türk muhabiri Emrah Çakmak, Şehmus Ele ile konuştu. Ele’nin açıklamaları şöyle;

8 GÜNLÜK SÜREÇ NASIL GEÇTİ?

O 8 günlük süre geçmedi desem yeridir. Çünkü sabahı ayrı, akşamı ayrı. Sabahı mı düşünsem, akşamı mı düşünsem? Sabah için mi, akşam için mi hazırlık yapsam? Yani o 8 gün boyunca sürekli bunları düşündüm.

NASIL KAYBOLDUN?

Dağdan çıkıyorum. Zaten gittiğim yerleri hep ilk gider gibi… İlk defa gitmişim. Orayı dedim “keşfetmem” lazım. Benim de sürekli olarak yaptığım bir şey. Bunu daha önce gittiğim her yerde yaptım. Her yerde yaptığım için de orada da yaptım. Yaptım ve başıma böyle bir olay geldi.

İLK 3-4 GÜN NELER HİSSETTİN?

İlk 3 gün hep kendimi rahat hissediyordum. Bulacağım diye… 3. günden sonra işte o zaman bir akıl sağlığımdan şüphelenmeye başladım. Ama son gün o Çatalca Jandarma Komutanlığı ile karşı karşıya geldiğim anda işte o zaman “Tamam her şey buraya kadar” dedim. Diz çöktüm. Zaten ayaklarım tutmuyor, yere düştüm dizlerimin üstüne. Direkt hemen kaldırdılar, arabaya götürdüler. Allah onlardan tekrar razı olsun.

NE YİYİP, NE İÇTİN?

5 gün boyunca hiçbir şey yemedim. Son 3 gün yürüdüğüm yolda böğürtlenler görmeye başladım. Onlardan beslenerek. Zaten çok fazla yiyemedim. En fazla yediğim gün 8. gündü. 8. gün beni ambulansa aldıklarında kan değerlerine baktıklarında her şey yani çok anormal gözüküyor ama iyi durumdaydı.

ORMANA BIRAKTIĞIN EŞYALARIN…

İz bırakmak için yaptım. İlk kaybolduğum yere telefonumu ve çakımı bırakıyorum. Orada aslında telefonumun şarjı bitiyor. Telefonun şarjı bitince ben o sırada zaten biriyle görüşüyordum. Biriyle görüştüğüm sırada telefon kapanıyor, şarjdan da haberim yok. Telefonun şarjı bitince ben atıyorum. Dikenlerin içine giriyor. Oraya girmem biraz mantıksız olurdu. Bende girmeye çalışmadım. Bende iz olarak bırakayım. En iyisi gittiğim tarafa doğru. Ben ondan sonra tam karşısına da, dedim “onu bulamayabilirler.” Tam telefonun karşısına ağaç vardı. Sapladım bıçağı telefonu gösteriyordu. Sonradan öğrendim çakı yere düşmüş.

SAĞLIK DURUMUN NASIL?

(Ayaklarındaki yaralar) Yürümekle olmaz. Bu dikenlerle oldu, böceklerle, sineklerle oldu. Gece artık ne ısırdıysa. Gözümü kapattığımda kimse yok o ormanda. Gece dağda, çayırda yattım. Korkmadım. Tek korkum ailem içindi.

BABA ELE’DEN TEŞEKKÜR

Baba Vahit Ele de, ‘Oğluma sağlıklı olarak kavuştum. Bütün AFAD, Jandarma, AKUT’a, bütün belediye çalışanlarına, emeği geçen tüm dostlara, arkadaşlara tüm devletime çok çok teşekkür ederim. Herkese emeği geçen tüm personellere çok çok teşekkür ederim. Medyaya da teşekkür ederim. Onların sayesinde yayılmasından sosyal medyadan emeği geçen herkese teşekkür ederim’ dedi.