Mansur Yavaş tek tek anlattı: Görüntüden Melih Gökçek çıktı

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Başkent’te geçtiğimiz hafta 4 yurttaşın yaşamını yitirmesine neden olan sel felaketine ilişkin “Afet Bilgilendirme Raporu”nu açıkladı.

5 günde yıllık yağışın yarısı kadar yağış yaşandığına dikkat çeken Yavaş, “Ankara’nın altyapısı ihmal edilmiş olsa da ihmal ya da ihanet düzeyinde imar ve çarpık kentleşme uygulamaları yapılsa da bu ihmaller devasa sorunlara dönse de bizler, iftirayı meslek edinmiş şahsiyetlerin kendi eseri olan bu virane düzeni onaracağız. Haklı da olsak, mazeretlere sığınmadan geleceğe bakıyoruz ve 25 yılın ihmallerini teker teker ortadan kaldırıyoruz” dedi.

Mansur Yavaş, Ankara’da yaşanan sel felaketine ilişkin afet raporunu açıkladı. Yavaş’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

“BÖYLE ACILARI YENİDEN YAŞAMAMAYI TEMENNİ EDİYORUM:

Ankaramızda bir haftayı aşkın süredir bulunan yoğun yağışları, bu yağışların nedenlerini, sonuçlarını ve yaptığımız çalışmaları sizlerle paylaşacağım. Konuşmaya başlamadan önce sel felaketi nedeniyle kaybettiğimiz 4 hemşerimiz için bir kez daha Allah’tan rahmet, ailelerine, sevenlerine ve kentimize başsağlığı diliyorum. Yüreğimizi dağlayan bu vefatlar nedeniyle derin üzüntümü bir kez daha vurguluyorum. Sel felaketinin bir daha tekrarlanmamasını, böyle acıları yeniden yaşamamayı temenni ediyorum.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN VE ÇARPIK KENTLEŞMENİN DE ETKİSİYLE YAĞIŞIN BOYUTU, HIZI, ETKİSİ DEĞİŞİR OLDU:

Ankara’da 5 günde yıllık yağışların yarısı kadar yağış yaşandı. Haziran aylarında her zaman yağış olurdu, ancak artık iklim değişikliğinin ve çarpık kentleşmenin de etkisiyle yağışın boyutu, hızı ve etkisi değişir oldu. Kentimizde maalesef son dönemlerde şehir selleri meydana geliyor. Bazı ilçelerde damla bile düşmezken, bazı ilçelerde taş üstünde taş kalmıyor. Yağışın üst üste gelmesi sonucu ise toprağın doyma oranı artıyor ve her takip eden yağış, takip ettiği yağıştan daha da tehlikeli bir sonuç oluşturuyor. İşte iklim değişikliği ve çarpık kentleşme ortamında Ankara’da temiz su temini ve alt yapı için yıllarca ihmal edilmiş bölgelerimiz vardı. Kentte çok pahalıya su satılıyor, bu satıştan elde edilen gelirler çılgın projelere aktarılıyordu.

PARA İLE HELİKOPTERLER ALINDI:

2005-2018 yılları arasında suyun metreküp fiyatı ortalama 1.6 dolardı. Yani bugünün parası ile tonu 28-30 TL’ye su satıldı. Bu yüksek tutardaki para ile helikopterler alındı. Atıl havuzlar, otopark sistemleri kurup uçuş okulları açıldı. ASKİ’nin milyarca lirası Fen İşleri yatırımlarına aktarılırken alt yapı yatırımları sürekli ötelendi. Biz bugünkü koşullarda 0,7 dolara temiz suyu vatandaşlarımız ile buluşturuyoruz. Yani eski ortalama fiyatın yüzde 50’den daha azına.

ELLERİNİ OVUŞTURUP ADETA SEL OLSUN DİYE BEKLİYORLAR:

Ne acıdır ki Ankara’da alt yapı yatırımları yıllarca ötelendi. Açık açık görünmez olması sebep gösterilerek gereksiz olduğu düşünüldü. Derelerin üstleri imara açıldı. Çarpık kentleşme tercih edilip, müteahhitlerin gözü doymaz para hırslarına hizmet edildi. Maalesef şimdi de sanki sorumlu kendileri değilmiş gibi felaket tellallığı yapıp, ellerini ovuşturup adeta sel olsun diye bekliyorlar.

ASKİ’NİN GELİRLERİNİ ÇILGIN PROJELERE DEĞİL, ASLİ İŞLERİNE HARCAMAYA BAŞLADIK:

Kentimizde artık su, bu yanlış uygulamalar neticesinde toprakla buluşamaz halde. Ancak biz mazeret üretmeyeceğiz. Çözüm üreteceğiz. Bir taraftan maliyetine, hatta zararına su temini sağlarken bir taraftan da sadece alt yapı projelerine ağırlık vermeye başladık. ASKİ’nin gelirlerini çılgın projelere değil, asli işlerine harcamaya başladık. Bazı krediler istedik, reddedildi. Metro projeleri, otobüs alımı, yeşil alan yatırımları, teknolojik alt yapı, kırsal kalkınma gibi birçok alanda da eksiklikler vardı. Yine de vazgeçmedik. Mali disiplinimiz, şeffaflık uygulamalarımız ve tasarruf tedbirlerimiz ile bu alanların tamamına yatırım yaptık. İşte alt yapıda da sadece enerji giderlerimiz 30 Aralık itibariyle 500 milyon TL iken yılın son günü gelen zamla aynı saat fiyat 2 milyar TL’ye çıktı. Su fiyatlarının yarı yarıya düşmesine rağmen 3 yıllık ortalamalarda eski dönemin 3 yıllık ortalamasına göre 2 kat daha alt yapıya yatırım yaptık. Çünkü bizim için görünmezlik değil, önemlilik esastı.

BU DURUM BİZE AT YARIŞTIRIR GİBİ 70-80 GÜNDE KÖPRÜLÜ KAVŞAK YAPMANIN YANLIŞ OLDUĞUNU DA GÖSTERDİ:

Bir yılda düşen ortalama yağış miktarının yarısı kadar 5 günde yağış aldık. Buna rağmen altyapı yatırımı yaptığımız 102 bölgenin neredeyse tamamında sorun yaşamadık. Yeni yapılan hiçbir alt geçitte su taşkını gerçekleşmedi. Bu durum bize at yarıştırır gibi 70-80 günde köprülü kavşak yapmanın yanlış olduğunu da gösterdi. Balık adamların arama yaptığı köprüler yerine uygar toplumlardaki gibi alt yapısı ve sanat yapılarıyla örnek olan köprü çalışmalarına imza attık.

DEVLET KURUMLARI İLE İŞ BİRLİĞİ İÇERİSİNDE HAREKET EDİLDİ:

Sorun yaşanan bölgelerde ise belediye ekiplerimiz hem anlık müdahalelerde bulunarak vatandaşlarımızın yanında oldu hem de bu bölgeler derhal yatırım programı kapsamına alınarak köklü çözüm için harekete geçildi. Diğer devlet kurumları ile de iş birliği içerisinde hareket edildi ve görev alanlarında destek verildi.

AKAN LAĞIM VE ASBESTLİ BORULAR KALMAYANA DEK ÇALIŞACAĞIZ:

Görünmez denilerek yıllarca ertelenen altyapı çalışmaları nedeniyle bu kente bırakılan kötü mirası bedeli ne olursa olsun, kim ne derse desin silecek, mazeretlere sığınmadan kentimizi altyapıda da istediğimiz düzeye getireceğiz. Cumhuriyet’in başkentinde açıktan akan lağım ve asbestli borular kalmayana dek çalışacağız. Herkes kesintisiz ve mutluktan içilebilir sağlıklı suya kavuşsun diye projelerimizi hayata geçirmeye devam edeceğiz.

25 YILIN İHMALLERİNİ TEKER TEKER ORTADAN KALDIRIYORUZ:

Tekrar söylüyorum, Ankara’nın altyapısı ihmal edilmiş olsa da ihmal ya da ihanet düzeyinde imar ve çarpık kentleşme uygulamaları yapılsa da bu ihmaller devasa sorunlara dönse de bizler, iftirayı meslek edinmiş şahsiyetlerin kendi eseri olan bu virane düzeni onaracağız. Haklı da olsak, mazeretlere sığınmadan geleceğe bakıyoruz ve 25 yılın ihmallerini teker teker ortadan kaldırıyoruz.”

Yavaş, raporun ardından gerçekleştirilen altyapı projeleriyle planlanan projeleri anlattı.

Yavaş, ASKİ’nin bütçesi ile yapılan satın alımları güncel değerleri ile tek tek şöyle açıkladı:

“11,8 milyon TL’ye mal olan ve kapatılan Gölbaşı Uçuş Okulu”, “19,6 milyon TL’ye mal edilen ve mahkemelik olan; yapıldığı günden bugüne kullanılmaya yüzme havuzu”, “40,5 milyon TL’ye yapılan ve mahkemelik olan; yapıldığı günden bugüne kullanılmaya çok katlı otopark otomasyonu”, “275 milyon TL’ye alınan uçak ve helikopter”, “Güncel değerleri 12,4 milyon TL olan, 2014 yılında alınan 4 lüks araç…”

Yavaş, sunum ile anlatımında Tarım ve Orman Bakanlığı’nın raporuna atıf yaparken, taşkın riski çok yüksek olan Uğ Deresi ve çevresinin 2006-2008 yılları arasında imara açıldığını vurguladı. Yavaş, “Bakalım ne yapmış oraya, Gordion AVM’nin olduğu yer çok yüksek, binaların bulunduğu yerler de yüksek riskli yerler” dedi.

Ankara Çayı’nin risk haritasını paylaşan Yavaş, “Optimum’un olduğu yer. Seçildiğimiz zaman Optimum alt geçidini de sel basmıştı. Orada yaptığımız düzenlemeler ile orası da tıkanmıyor” dedi. Yavaş, Optimum AVM ve Yüksek Hızlı Tren Batı Garı’nın çok yüksek riskli alanda olduğunu söyledi.

Yavaş, Başkent’in imara açılan derelerini örneklerle anlattı. Yavaş, “Bizim yönetim anlayışımızda şu var, ortada bir sorun varsa bu sorunu çözmek bizim görevimiz. Görevde bulunduğumuz müddetçe de bu sorunu çözmek için ne yapılması gerekiyorsa onu yapacağız” dedi.

Tatlar Deresi’nin daraldığı iddiaları üzerine sorulan soruya Yavaş, “Tatlar Deresi ile biz oynamadık. Tatlar Deresi’ne köprü yapmak için ihale edildi. Ancak müteahhit son ekonomik şartlar nedeniyle yarım bıraktı. Bizim dereler ile ilgili bir çalışmamız olmadığı gibi hem Altındağ Belediyesi hem Devlet Su İşleri taşkın sahası… Görev Devlet Su İşleri’nindir. Tedbir alın diye altı yazı yazdık. Orada bir dere daraltılması yok” sözleriyle karşılık verdi.

Akyurt’ta sele karşı önlem çalışmalarına ilişkin yöneltilen soruya Yavaş, “Akyurt’ta sel basan dükkanların arkası bir önceki dönemde imara açılmış. Oradaki tedbirler alınmadığı için arkadan akan su selle birlikte dükkanlarına çarpan taşlar delmiş ve altı, yedi dükkanın alt alta sel basmış. Şimdi biz orada çalışma yapıyoruz. Maalesef daha önceki dönemde böyle bir imar çalışması yapıldığını söylediler. Biz elimizden geleni yapıyoruz. Hiçbir dereyi kapatmıyoruz. Acil dediğimiz ve sel baskınında tecrübe kazandığımız hepsindeki problemi ortadan kaldırıyoruz. Kim ne derse desin bizim önceliğimiz bu” yanıtını verdi.