Kemal Kılıçdaroğlu’na Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında ‘dikkatli konuşma’ kararı avukatından açıklama geldi

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açtığı 1 milyon TL tazminat istemli davada, Kılıçdaroğlu’nun, ‘bundan sonraki süreçte daha dikkatli olması yönünde’ karar çıkması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı Hüseyin Aydın açıklama yaptı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatı Hüseyin Aydın, Erdoğan’ın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na “kişilik haklarını ihlal ettiği” gerekçesiyle açtığı 1 milyon liralık manevi tazminat davasında, mahkemenin Kılıçdaroğlu hakkında verdiği “ihtiyati tedbir” kararına ilişkin, “Bu kararı önemsiyoruz ve hukuken çok isabetli buluyoruz.” dedi.

Aydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kılıçdaroğlu’nun bir süredir Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kişilik haklarını hedef alan ifadeler kullandığını hatırlattı. Bu açıklamalara bakıldığında, Kılıçdaroğlu’nun bundan sonraki süreçte de benzer ifadeleri kullanmasının kuvvetli bir ihtimal olduğunu ifade eden Aydın, Medeni Kanun’un 24’üncü maddesinde “kişilik hakları ihlal edilen kişilere, gelecek süreçte de bu ihtimalin önlenmesi için mahkemeye başvurma hakkı” tanındığını anımsattı.

“Kişilik haklarına, sistematik saldırıya razı olmak veya buna sessiz kalmak zorunda değiliz.” diyen Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yasanın tanıdığı bir hakkı kullanma konusunda da muhtariyetimiz söz konusudur. Biz, olayın özelliğini ve bu sistematik saldırının niteliğini de dikkate alarak böyle bir talepte bulunduk. Mahkemenin verdiği bu kabul kararının da isabetli olduğunu düşünüyoruz. Kanaatimizce bu olayda hem Medeni Kanun’un 24’üncü maddesinin koşulları hem de Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki tedbirle ilgili koşulların oluştuğu kanaatindeyiz. Nitekim mahkeme de bu şekilde değerlendirdi, davalı Kemal Kılıçdaroğlu’nun uyarılması yönünde tedbir kararı verdi. Bu kararı önemsiyoruz ve hukuken çok isabetli buluyoruz.”

Manevi tazminat ve kişilik haklarına saldırı bağlamında ihtiyati tedbir kararını ilk kez talep ettiklerini, mahkemenin de bunu kabul ettiğini belirten Aydın, “Bu davalarda Sayın Cumhurbaşkanı’mıza tanınan herhangi bir imtiyaz söz konusu değildir. Herhangi bir vatandaşın kişilik hakları ihlal edildiğinde başvurulan yollar, takip edilen usul neyse, bu davalarda da bu takip edilmektedir.” diye konuştu.

 “Herkes yasal haklarını kullanır”
Mahkemelerin bu davalarda Kılıçdaroğlu başta olmak üzere siyasiler aleyhine karar vermesinin yansımalarına dikkati çeken Aydın, şunları kaydetti:

“Genel olarak üslupta hukuk içine çekilme noktasında bir iyileşme olduğunu söylememiz mümkün değil. Mahkeme kararlarına rağmen, mahkeme kararları ile hukuka aykırı bulunan ifadelerin daha sonra da yine aynı kişiler tarafından sistematik bir şekilde dile getirildiğini ve kişilik haklarına saldırı eğiliminin devam ettiğini görüyoruz. Bu hem siyaset hem hukuk açısından üzücüdür. Mahkeme bir eylemin, bir sözün haksızlığına hükmetmişse onun kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olduğu sonucuna varmışsa, buna hukuka saygılı olan herkesin riayet etmesi, bu ifadeleri ve davranışları mahkeme kararından sonra devam ettirmemesi gerekir. Hukuka saygı bunu gerektirir ama bu konuda iyimser bir tablonun olduğunu söylememiz mümkün değildir. Adeta Sayın Cumhurbaşkanı’mızın kişilik hakları yok sayılmaya çalışılmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın kişilik haklarına asgari düzeyde bile saygı göstermeme eğilimi belli kesimlerde artarak devam etmektedir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her vatandaş gibi sahip olduğu yasal hakları kullandığını vurgulayan Aydın, “Bu yasal hakları kullanması, düşünce ve ifade hürriyetine saygısızlık veya siyasetin baskı altına alınması şeklinde yorumlanamaz. Çünkü Türkiye’de bütün siyasi parti liderleri, kişilik haklarına saldırı söz konusu olduğunda onlar da yasal haklarını kullanmaktadırlar, manevi tazminat davaları açmaktadırlar, suç duyurusunda bulunmaktadırlar.” dedi.

Herkes kişilik haklarına saldırı söz konusu olduğunda yasal haklarını kullanırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aynı durumlarda yasal haklarının kullanmasının yadırganmasının hukuken de ahlaken de izahının olmadığının altını çizen Aydın, düşüncelerini yasal sınırlar içerisinde, kişilik haklarını ihlal etmeden dile getirenlerle bir problemin olmadığını, bu duruma hukukçuların müdahil olamayacağını söyledi.

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tutumu herkese örnek olmalı”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın düşüncelerini ifade ederken, herhangi bir kimsenin kişilik haklarına saldırıda bulunmadığını ifade eden Aydın, “Kendisi, sistematik bir şekilde kişilik hakları ihlal edilen bir 

Cumhurbaşkanı, bir siyasi parti lideri olmasına rağmen her zaman hukuka saygı göstererek, başkalarının kişilik haklarına saygı göstererek düşünce ve görüşlerini ifade etmektedir. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın bu tutumunun herkese örnek olmasını istiyoruz.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 15 Temmuz 2016’dan önce Kılıçdaroğlu’na açtığı, kesinleşen 41 davanın bulunduğunu aktaran Aydın, Erdoğan’ın 15 Temmuz’dan sonra siyasette bir uzlaşma ikliminin sağlanması için bu davaların 27’sinden feragat ettiğini, 8’inin Cumhurbaşkanı Erdoğanlehine sonuçlandığını, 6 davanın ise reddedildiğini hatırlattı.

Aydın, Kılıçdaroğlu’nun ise Cumhurbaşkanı Erdoğanaleyhine toplam kesinleşmiş 8 dava açtığını, bunlardan 3’ünden 15 Temmuz’dan sonra feragat ettiğini, 5’inde ise Erdoğan’ın haklı bulunduğunu söyledi.

Kesinleşenlere bakıldığında, feragatle sonuçlanan davalar hariç, işin esasına girilerek sonuçlanan davaların çoğunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın haklı bulunduğunu dile getiren Aydın, Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan aleyhine açtığı davalarda, esasına girilerek kazanılan bir davanın olmadığına dikkati çekti.

 “Çoğunda Cumhurbaşkanı Erdoğan haklı bulundu”
Aydın, 15 Temmuz 2016’dan bir süre sonra, siyasetteki yumuşama ikliminin eskiye dönmesi üzerine Kılıçdaroğlu başta olmak üzere birçok siyasetçi aleyhine manevi tazminat davaları açtıklarını anımsatarak 2017’den sonra Kılıçdaroğlu aleyhine açılan 17 dava içinde Yargıtay aşaması da bitip kesinleşen herhangi bir davanın bulunmadığını kaydetti.

Bu davaların bir kısmının yerel mahkeme, bir kısmının İstinaf, bir kısmının ise Yargıtay aşamasında olduğunu aktaran Aydın, bu 17 davanın 4’ü ile ilgili henüz yerel mahkemede bir karar çıkmadığını, 4’ünün kısmen kabul edilerek Kılıçdaroğlu aleyhine manevi tazminata hükmedildiğini, birinin reddedildiğini, 7’sinde yerel mahkeme tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan lehine verilen kararların bölge adliye mahkemesi tarafından onandığını, bir manevi tazminat kabul kararının ise bölge adliye mahkemesi tarafından kaldırıldığını söyledi.

Aydın, 2017’den sonra açtıkları davaların çoğunda, davanın esasına girilerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın haklı bulunduğunu ifade etti.